Galata’nın tarihi sokaklarından birinde, eski bir dükkanı dönüştürerek kurduğumuz Limon Kahvaltı Galata, Anadolu’nun dört bir yanından gelen hikayelerle dolu bir sofra sunuyor. Masanızdaki her ürünün bir hikayesi var — bir şehrin, bir ustanın, bazen bir neslin hikayesi.
Limon Kahvaltı Galata Nerede?
Galata Kulesi’nin yürüme mesafesinde, Tatar Beyi Sokak’ta bulunuyoruz. Mekanı bulmak da başlı başına bir deneyim — kalabalık turistik caddelerden sıyrılıp Galata’nın sakin, tarihi sokaklarından geçerek karşınıza çıkıyoruz.
Mekan, eski bir dükkanıydı. Üç aylık bir tadilat sürecinden geçirerek Kasım 2024’te kapılarını açtı. 55 kişilik kapasitesiyle büyük değil — ama bu tam istediğimiz şey. Butik, samimi, her misafire özel.
Mekana girdiğinizde duvarlara asılı ve bar önünde tavandan sarkan el yapımı aydınlatmalara dikkat edin. Epoksi içine yerleştirilmiş buğday başakları ve ölmez otundan ışık süzülüyor. Ölmez otu, bu hikayelerin ve bu mekanın ölümsüzlüğünü temsil etsin diye seçildi. Buğday başağı ise bir hatırlatma: masanızdaki her şey buğdayla başlıyor, topraktan geliyor. Nereden geldiğimizi unutmamak için.
Giriş kapısından adım attığınızda yerde ve girişe yakın duvarda bir mozaik sanatçısının elinden çıkmış eserler sizi karşılıyor — taşlar Portekiz’den getirilmiş, her biri özenle yerleştirilmiş. Tuvaleti de merak etmekten çekinmeyin: lavaboumuz aslında dev bir bahçe saksısı. Mekandaki her köşe, bir tasarım kararının, bir hikayenin ürünü.
Ve belki de en çarpıcı detay şu: Tadilat sırasında tesadüfen ortaya çıktı. Altında bulunduğumuz 5 katlı bina, 40 yıl önce 150 yıllık tarihi bir yapının üzerine inşa edilmiş. O yapıdan kalan ateş tuğlası duvarlar ve 2 metrelik kesme taşlar, neredeyse yüz yıldır görünmez haldeydi. Biz onları kapatmak yerine üzerlerine koruyucu sürdük ve açıkta bıraktık. Hatta taşların arasından çıkan eski bir metal kanca bile yerinde duruyor — bir zamanlar insanların atlarını bağladıkları o kanca, bugün hâlâ aynı duvarda. Kahvaltı yaparken aslında yüzyılların içinde oturuyorsunuz.
Bir de mutfağımız var. Yarı açık, kapısız — mekan içinden baktığınızda içeride ne olduğunu görebilirsiniz. Bunu bilinçli olarak tercih ettik. Kapalı kapılar ardında insanlar farklı çalışır; göz önünde olduklarında farklı. Biz o farkı ortadan kaldırdık. Mutfağımız her an ziyarete açık, her an denetleniyor — misafirlerimiz tarafından. Aynı zamanda masanıza gelen ürünlerin hazırlandığını görmek, “acaba geliyor mu?” sorusunu da ortadan kaldırıyor. Şeffaflık bizim için bir tercih değil, bir ilke.
Limon Kahvaltı’nın menüsü, restoran sektörünün kalıplarına hapsolmadan, tamamen özgünlük ve lezzet odaklı tasarlandı. Arkasında İnciser ve Doğuhan var — biri lezzete, diğeri detaylara tutkuyla bağlı iki insan. Her ürünün arkasında bir hikaye, bir emek var. Masaya konan her şey kendi mutfağımızdan ya da bizzat bulup seçtiğimiz ustalardan geliyor. Mekana geldiğinizde bizi tanımak isterseniz, buradayız. 🍋
Masanıza gelenler arasında şunlar var:
Masadaki Her Ürünün Bir Hikayesi Var
🍋 Limontella
İmzamız. Başka hiçbir yerde yok. Limon kremasını andıran, bazı misafirlerimizin “lunapark tadı” dediği eşsiz bir tat. Kaymak ve taze nane ile servis edilir. Sade yendiğinde bir his, kaymakla yendiğinde bambaşka bir his, üçüyle birden yendiğinde ise tamamen farklı bir deneyim. Tek bir üründe üç ayrı tat.
🍋 Limon Pekmezi
Özgün ve deneysel. Süzme yoğurt ve tarçın ile servis edilir. Sade yendiğinde keskin ve yoğun bir his bırakır — yoğurt ve tarçın ile birlikte tüketildiğinde ise lezzet dengelenir ve yumuşar. İki farklı deneyim, tek bir üründe.
🍋 Avokadolu Çemen
Adında çemen var ama içinde yok — sırrı zaten orada. Hatay’dan gelen, güneşte kurutulmuş biber ve domateslerden el yapımı üretilen salça, avokado ve özenle seçilmiş birkaç malzeme bir araya geliyor. Tarifi vermiyoruz — ama bir kez yiyince ikinci kez sormak isteyeceksiniz.
🔪 Malatya Arapgir’den Bez Sucuk
Bu sucuğun arkasında gerçek bir hikaye var. Eşim İnciser’in memleketi Arapgir’in küçücük çarşısında, yalnızca birkaç dükkanın bulunduğu o sokakta, yıllarını bu işe adamış bir kasap tarafından yapılıyor. Hayvanı kendisi seçiyor, kesiyor, baharat karışımını kendisi hazırlıyor. Hiçbir ısıl işlem yok — sucuklar mermer şahi bezlerinin içine basılıyor, soğuk havada taşların altında kendi baharatıyla yavaşça olgunlaşmayı bekliyor. Osmanlı döneminden kalma, toprağa gömerek yapılan yöntemin günümüzdeki mirasçısı bu.
Ve bir detay daha: Nisan ile Kasım arasında üretim tamamen duruyor. Hava soğumadan aynı lezzet çıkmıyor, o yüzden çıkmıyor. Masanıza gelen her dilim, mevsiminin ve ustasının imzasını taşıyor.
🧀 Elazığ’dan El Yapımı Tulum Peyniri, Kaşar ve Tereyağı
Bunların arkasında 100 yıllık bir hikaye var. İnciser’in babası 1926 doğumlu. Yılın altı ayını İstanbul’da, altı ayını Malatya’da geçirirmiş. Malatya’dan İstanbul’a her gelişinde komşularına Elazığ’dan tulum peyniri ve tereyağı hediye olarak getirirmiş. O dönemi yaşayan insanlar, üzerinden 30-40 yıl geçmesine rağmen bize misafirliğe geldiklerinde hâlâ “tadı damağımızda” diye anlatıyorlar.
Limon Kahvaltı’yı açmaya karar verdiğimizde İnciser’e “Kalk Elazığ’a gidiyoruz, bu peyniri yapan kişiyi buluyoruz” dedim. İstanbul’dan Elazığ’a gittik. O zamanki usta ölmüştü — ama oğlu, aynı yöntemi, aynı özeni aynen sürdürüyordu. Açıldığımız günden bu yana tulum peyniri, kaşar ve tereyağımız o ustanın elinden geliyor.
🍞 Yağlı Ekmek, Ekşi Mayalı Kastamonu Ekmeği ve Pişi
Yağlı ekmeğimiz Arapgir’deki bir fırından ilham alınarak, İstanbul’da taş fırını olan bir esnafa özel olarak yaptırdığımız bir ürün — bu tarifi başka hiçbir yerde bulamazsınız. Pişimiz ise üç çeşit, sınırsız servis edilir: sade pişi, karanfilli ve damla sakızlı pişi, peynirli pişi.
🧀 Tahıllı Peynir
Bu ürünün tek sorumlusu ben, Doğuhan. Taze beyaz peynir ve lor peyniri tabanına kuru incir, kuru kayısı ve daha birçok kurutulmuş meyve, keten tohumu ve mavi haşhaş katılıyor. Tarifi ben geliştirdim — ama ilk tattığımda ne kadar lezzetli olduğunu bilmiyordum. Sosyal medya çekimimizde ilk kez ağzıma aldım ve o anki şaşkınlığımı kamera yakaladı. O görüntüler en çok sevilen içeriklerimizden biri oldu. Yapan kişi bile şaşırdıysa, siz masada ne hissedersiniz bir düşünün.
🥚 Yumurtalı Ekmek
Çocukluğumuzdan damağımıza kazınan o sıcak his. Anneannelerin mutfağından sofranıza.
🧈 Yanık Tereyağı
Kendi mutfağımızda hazırladığımız yanık tereyağı. Sade görünür — ama farkı ilk kaşıkta anlaşılır.
✨ Sahine
Peygamberler döneminden kalma kadim bir lezzet. Bal, tereyağı ve tahin bir araya getirilip çırpılarak hazırlanır. Tok tutar, enerji verir — sabahın en kadim ve en güçlü başlangıcı.
🌴 Kaysava
İran hurması, Elazığ’da yaptırdığımız ev yapımı tereyağı ve cevizle pişirilen, üzeri hindistan cevizi ile kaplanan tamamen doğal bir ürün. İçinde hiç şeker yok — tatlılığı hurmanın kendinden geliyor. İranlıların beş çaylarında tükettikleri geleneksel bir lezzet, bizim yorumumuzla masanıza geliyor.
🥜 Limonun Fıstıklısı
Üç çeşit peynirin, kavrulup soğutulan dolmalık fıstıklarla, seçkin baharatlar ve kaliteli zeytinyağıyla bir araya geldiği özgün bir karışım. Her malzeme ayrı ayrı sıradan — bir araya gelince bambaşka.
Reçellerimizi, kahvaltılıklarımızı ve özel karışımlarımızı kendi mutfağımızda üretiyoruz. Dışarıdan aldığımız ürünleri ise bizzat bulup seçiyoruz — her birinin arkasında bir yolculuk, bir usta, bir hikaye var. Masaya konan hiçbir şey rastgele değil.
Arapgir’den bez sucuk, Elazığ’dan tulum peyniri ve tereyağı, Hatay’dan güneşte kurutulmuş el yapımı salça (avokadolu çemenin sırrı), Kastamonu’dan ekşi mayalı ekmek, İran’dan hurma… Masanızdaki her ürün bir şehrin, bir ustanın, bir neslin hikayesini taşıyor. Biz sadece o hikayeleri bir araya getirip önünüze koyuyoruz. 🍋
Fiyat Ne Kadar? 1.050 TL’ye Ne Alıyorsunuz?
Kişi başı 1.050 TL. Ve kahvaltımız sınırsız. Fiyatlar değişiklik gösterebilir, güncel bilgi için lütfen bizimle iletişime geçin.
Ama “sınırsız” derken kastettiğimiz şey biraz farklı. Küçük porsiyonlarda, bir tadım menüsü gibi gelir her şey. Misafir tadıyor, beğendiği üründen tekrar tekrar istiyor. Hesap sorunu yok, “bir tane daha alırsam ne olur?” kaygısı yok. Kendinizi evinizde gibi rahat hissediyorsunuz.
Bu sistemin arkasında iki önemli fikir var. Birincisi, misafir yemediği ürüne para ödemiyor — masada kalan ürün çöpe gitmiyor, çünkü zaten gelmedi. İkincisi, gıda israfını en aza indiriyoruz — restoran sektörünün en büyük sorunlarından birini bu porsiyon sistemiyle neredeyse sıfıra indirdik.
Bu sistem sayesinde mal maliyetinde tasarruf ediyoruz — ve bu tasarrufu ucuz ürün almak için değil, daha kaliteli ürün almak için kullanıyoruz. Önceliğimiz “bu ucuz mu?” değil, “bu kaliteli mi?”
Sıcak tabak olarak menemen veya patatesli yumurta da dahil — bunlar da sınırsız, bittikçe isteyebilirsiniz.
Bu Kahvaltı Kimin İçin?
Yeni tatlar keşfetmekten mutluluk duyuyorsanız, bir sofranın sadece yemekten ibaret olmadığını düşünüyorsanız, Anadolu’nun dört bir yanından gelen hikayeleri bir arada tatmak istiyorsanız — sizi Limon Kahvaltı’da ağırlamaktan büyük mutluluk duyarız.
Galata’da Kahvaltı İçin Neden Limon Kahvaltı?
Çünkü Kasım 2024’te kapılarını açan bu mekan, Anadolu’nun dört bir yanından getirilen hikayeleri Galata’da buluşturuyor. Çünkü menümüzü sektörün kurallarına değil, lezzete ve özgünlüğe olan inanca göre tasarladık. Çünkü bez sucuğumuz Osmanlı döneminden kalma bir yöntemle yapılıyor, peynirlerimizin arkasında 100 yıllık bir aile hikayesi var.
Sizi bekliyoruz. 🍋
Sıkça Sorulan Sorular
Limon Kahvaltı Galata’da fiyat ne kadar?
Kişi başı 1.050 TL’dir. Kahvaltımız sınırsızdır — masaya gelen tüm ürünlerden bittikçe isteyebilirsiniz. Ek ücret yoktur. Fiyatlar değişiklik gösterebilir, güncel bilgi için lütfen bizimle iletişime geçin.
Limon Kahvaltı Galata nerede?
Müeyyetzade Mahallesi, Tatar Beyi Sokak No:19, Beyoğlu/İstanbul adresinde, Galata Kulesi’nin yürüme mesafesindeyiz. Şişhane veya Karaköy metro istasyonlarından kolaylıkla ulaşabilirsiniz.
Rezervasyon gerekiyor mu?
Rezervasyon sistemimiz bulunmamaktadır. Bilgi almak için WhatsApp veya telefon üzerinden +90 538 288 0351 numarasına ulaşabilirsiniz.
Çalışma saatleri nedir?
Her gün 07:30 – 16:00 saatleri arasında hizmet veriyoruz.
Limontella nedir?
Limontella, Limon Kahvaltı Galata’ya özgü, başka hiçbir yerde bulunmayan imza ürünümüzdür. Limon kremasını andıran, misafirlerimizin “lunapark tadı” dediği eşsiz bir tat. Kaymak ve taze nane ile servis edilir.
Çocuklar için uygun mu?
Evet, çocuklu aileleri ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Sınırsız servis sistemi sayesinde çocuklar istedikleri ürünü istedikleri kadar alabilir. 10 yaşına kadar olan çocuklar ücretsizdir.
Ulaşım ve İletişim
Adres: Müeyyetzade, Tatar Beyi Sk. No:19, Beyoğlu/İstanbul Telefon & WhatsApp: +90 538 288 0351 Instagram: @limonkahvalti Çalışma Saatleri: Her gün 07:30 – 16:00
Metro: Şişhane veya Karaköy istasyonlarından yürüme mesafesinde.
Tramvay: Karaköy durağından yaklaşık 8 dakika yürüyüş.
Galata’da Kahvaltı Nerede Yapılır? Standart Değil, Gerçek Bir Kahvaltı Deneyimi
Galata’nın tarihi sokaklarından birinde, eski bir dükkanı dönüştürerek kurduğumuz Limon Kahvaltı Galata, Anadolu’nun dört bir yanından gelen hikayelerle dolu bir sofra sunuyor. Masanızdaki her ürünün bir hikayesi var — bir şehrin, bir ustanın, bazen bir neslin hikayesi.
Limon Kahvaltı Galata Nerede?
Galata Kulesi’nin yürüme mesafesinde, Tatar Beyi Sokak’ta bulunuyoruz. Mekanı bulmak da başlı başına bir deneyim — kalabalık turistik caddelerden sıyrılıp Galata’nın sakin, tarihi sokaklarından geçerek karşınıza çıkıyoruz.
Mekan, eski bir dükkanıydı. Üç aylık bir tadilat sürecinden geçirerek Kasım 2024’te kapılarını açtı. 55 kişilik kapasitesiyle büyük değil — ama bu tam istediğimiz şey. Butik, samimi, her misafire özel.
Mekana girdiğinizde duvarlara asılı ve bar önünde tavandan sarkan el yapımı aydınlatmalara dikkat edin. Epoksi içine yerleştirilmiş buğday başakları ve ölmez otundan ışık süzülüyor. Ölmez otu, bu hikayelerin ve bu mekanın ölümsüzlüğünü temsil etsin diye seçildi. Buğday başağı ise bir hatırlatma: masanızdaki her şey buğdayla başlıyor, topraktan geliyor. Nereden geldiğimizi unutmamak için.
Giriş kapısından adım attığınızda yerde ve girişe yakın duvarda bir mozaik sanatçısının elinden çıkmış eserler sizi karşılıyor — taşlar Portekiz’den getirilmiş, her biri özenle yerleştirilmiş. Tuvaleti de merak etmekten çekinmeyin: lavaboumuz aslında dev bir bahçe saksısı. Mekandaki her köşe, bir tasarım kararının, bir hikayenin ürünü.
Ve belki de en çarpıcı detay şu: Tadilat sırasında tesadüfen ortaya çıktı. Altında bulunduğumuz 5 katlı bina, 40 yıl önce 150 yıllık tarihi bir yapının üzerine inşa edilmiş. O yapıdan kalan ateş tuğlası duvarlar ve 2 metrelik kesme taşlar, neredeyse yüz yıldır görünmez haldeydi. Biz onları kapatmak yerine üzerlerine koruyucu sürdük ve açıkta bıraktık. Hatta taşların arasından çıkan eski bir metal kanca bile yerinde duruyor — bir zamanlar insanların atlarını bağladıkları o kanca, bugün hâlâ aynı duvarda. Kahvaltı yaparken aslında yüzyılların içinde oturuyorsunuz.
Bir de mutfağımız var. Yarı açık, kapısız — mekan içinden baktığınızda içeride ne olduğunu görebilirsiniz. Bunu bilinçli olarak tercih ettik. Kapalı kapılar ardında insanlar farklı çalışır; göz önünde olduklarında farklı. Biz o farkı ortadan kaldırdık. Mutfağımız her an ziyarete açık, her an denetleniyor — misafirlerimiz tarafından. Aynı zamanda masanıza gelen ürünlerin hazırlandığını görmek, “acaba geliyor mu?” sorusunu da ortadan kaldırıyor. Şeffaflık bizim için bir tercih değil, bir ilke.
Adres: Müeyyetzade, Tatar Beyi Sk. No:19, Beyoğlu/İstanbul
Menüyü Kim Tasarladı?
Limon Kahvaltı’nın menüsü, restoran sektörünün kalıplarına hapsolmadan, tamamen özgünlük ve lezzet odaklı tasarlandı. Arkasında İnciser ve Doğuhan var — biri lezzete, diğeri detaylara tutkuyla bağlı iki insan. Her ürünün arkasında bir hikaye, bir emek var. Masaya konan her şey kendi mutfağımızdan ya da bizzat bulup seçtiğimiz ustalardan geliyor. Mekana geldiğinizde bizi tanımak isterseniz, buradayız. 🍋
Masanıza gelenler arasında şunlar var:
Masadaki Her Ürünün Bir Hikayesi Var
🍋 Limontella
İmzamız. Başka hiçbir yerde yok. Limon kremasını andıran, bazı misafirlerimizin “lunapark tadı” dediği eşsiz bir tat. Kaymak ve taze nane ile servis edilir. Sade yendiğinde bir his, kaymakla yendiğinde bambaşka bir his, üçüyle birden yendiğinde ise tamamen farklı bir deneyim. Tek bir üründe üç ayrı tat.
🍋 Limon Pekmezi
Özgün ve deneysel. Süzme yoğurt ve tarçın ile servis edilir. Sade yendiğinde keskin ve yoğun bir his bırakır — yoğurt ve tarçın ile birlikte tüketildiğinde ise lezzet dengelenir ve yumuşar. İki farklı deneyim, tek bir üründe.
🍋 Avokadolu Çemen
Adında çemen var ama içinde yok — sırrı zaten orada. Hatay’dan gelen, güneşte kurutulmuş biber ve domateslerden el yapımı üretilen salça, avokado ve özenle seçilmiş birkaç malzeme bir araya geliyor. Tarifi vermiyoruz — ama bir kez yiyince ikinci kez sormak isteyeceksiniz.
🔪 Malatya Arapgir’den Bez Sucuk
Bu sucuğun arkasında gerçek bir hikaye var. Eşim İnciser’in memleketi Arapgir’in küçücük çarşısında, yalnızca birkaç dükkanın bulunduğu o sokakta, yıllarını bu işe adamış bir kasap tarafından yapılıyor. Hayvanı kendisi seçiyor, kesiyor, baharat karışımını kendisi hazırlıyor. Hiçbir ısıl işlem yok — sucuklar mermer şahi bezlerinin içine basılıyor, soğuk havada taşların altında kendi baharatıyla yavaşça olgunlaşmayı bekliyor. Osmanlı döneminden kalma, toprağa gömerek yapılan yöntemin günümüzdeki mirasçısı bu.
Ve bir detay daha: Nisan ile Kasım arasında üretim tamamen duruyor. Hava soğumadan aynı lezzet çıkmıyor, o yüzden çıkmıyor. Masanıza gelen her dilim, mevsiminin ve ustasının imzasını taşıyor.
🧀 Elazığ’dan El Yapımı Tulum Peyniri, Kaşar ve Tereyağı
Bunların arkasında 100 yıllık bir hikaye var. İnciser’in babası 1926 doğumlu. Yılın altı ayını İstanbul’da, altı ayını Malatya’da geçirirmiş. Malatya’dan İstanbul’a her gelişinde komşularına Elazığ’dan tulum peyniri ve tereyağı hediye olarak getirirmiş. O dönemi yaşayan insanlar, üzerinden 30-40 yıl geçmesine rağmen bize misafirliğe geldiklerinde hâlâ “tadı damağımızda” diye anlatıyorlar.
Limon Kahvaltı’yı açmaya karar verdiğimizde İnciser’e “Kalk Elazığ’a gidiyoruz, bu peyniri yapan kişiyi buluyoruz” dedim. İstanbul’dan Elazığ’a gittik. O zamanki usta ölmüştü — ama oğlu, aynı yöntemi, aynı özeni aynen sürdürüyordu. Açıldığımız günden bu yana tulum peyniri, kaşar ve tereyağımız o ustanın elinden geliyor.
🍞 Yağlı Ekmek, Ekşi Mayalı Kastamonu Ekmeği ve Pişi
Yağlı ekmeğimiz Arapgir’deki bir fırından ilham alınarak, İstanbul’da taş fırını olan bir esnafa özel olarak yaptırdığımız bir ürün — bu tarifi başka hiçbir yerde bulamazsınız. Pişimiz ise üç çeşit, sınırsız servis edilir: sade pişi, karanfilli ve damla sakızlı pişi, peynirli pişi.
🧀 Tahıllı Peynir
Bu ürünün tek sorumlusu ben, Doğuhan. Taze beyaz peynir ve lor peyniri tabanına kuru incir, kuru kayısı ve daha birçok kurutulmuş meyve, keten tohumu ve mavi haşhaş katılıyor. Tarifi ben geliştirdim — ama ilk tattığımda ne kadar lezzetli olduğunu bilmiyordum. Sosyal medya çekimimizde ilk kez ağzıma aldım ve o anki şaşkınlığımı kamera yakaladı. O görüntüler en çok sevilen içeriklerimizden biri oldu. Yapan kişi bile şaşırdıysa, siz masada ne hissedersiniz bir düşünün.
🥚 Yumurtalı Ekmek
Çocukluğumuzdan damağımıza kazınan o sıcak his. Anneannelerin mutfağından sofranıza.
🧈 Yanık Tereyağı
Kendi mutfağımızda hazırladığımız yanık tereyağı. Sade görünür — ama farkı ilk kaşıkta anlaşılır.
✨ Sahine
Peygamberler döneminden kalma kadim bir lezzet. Bal, tereyağı ve tahin bir araya getirilip çırpılarak hazırlanır. Tok tutar, enerji verir — sabahın en kadim ve en güçlü başlangıcı.
🌴 Kaysava
İran hurması, Elazığ’da yaptırdığımız ev yapımı tereyağı ve cevizle pişirilen, üzeri hindistan cevizi ile kaplanan tamamen doğal bir ürün. İçinde hiç şeker yok — tatlılığı hurmanın kendinden geliyor. İranlıların beş çaylarında tükettikleri geleneksel bir lezzet, bizim yorumumuzla masanıza geliyor.
🥜 Limonun Fıstıklısı
Üç çeşit peynirin, kavrulup soğutulan dolmalık fıstıklarla, seçkin baharatlar ve kaliteli zeytinyağıyla bir araya geldiği özgün bir karışım. Her malzeme ayrı ayrı sıradan — bir araya gelince bambaşka.
Reçellerimizi, kahvaltılıklarımızı ve özel karışımlarımızı kendi mutfağımızda üretiyoruz. Dışarıdan aldığımız ürünleri ise bizzat bulup seçiyoruz — her birinin arkasında bir yolculuk, bir usta, bir hikaye var. Masaya konan hiçbir şey rastgele değil.
Arapgir’den bez sucuk, Elazığ’dan tulum peyniri ve tereyağı, Hatay’dan güneşte kurutulmuş el yapımı salça (avokadolu çemenin sırrı), Kastamonu’dan ekşi mayalı ekmek, İran’dan hurma… Masanızdaki her ürün bir şehrin, bir ustanın, bir neslin hikayesini taşıyor. Biz sadece o hikayeleri bir araya getirip önünüze koyuyoruz. 🍋
Fiyat Ne Kadar? 1.050 TL’ye Ne Alıyorsunuz?
Kişi başı 1.050 TL. Ve kahvaltımız sınırsız. Fiyatlar değişiklik gösterebilir, güncel bilgi için lütfen bizimle iletişime geçin.
Ama “sınırsız” derken kastettiğimiz şey biraz farklı. Küçük porsiyonlarda, bir tadım menüsü gibi gelir her şey. Misafir tadıyor, beğendiği üründen tekrar tekrar istiyor. Hesap sorunu yok, “bir tane daha alırsam ne olur?” kaygısı yok. Kendinizi evinizde gibi rahat hissediyorsunuz.
Bu sistemin arkasında iki önemli fikir var. Birincisi, misafir yemediği ürüne para ödemiyor — masada kalan ürün çöpe gitmiyor, çünkü zaten gelmedi. İkincisi, gıda israfını en aza indiriyoruz — restoran sektörünün en büyük sorunlarından birini bu porsiyon sistemiyle neredeyse sıfıra indirdik.
Bu sistem sayesinde mal maliyetinde tasarruf ediyoruz — ve bu tasarrufu ucuz ürün almak için değil, daha kaliteli ürün almak için kullanıyoruz. Önceliğimiz “bu ucuz mu?” değil, “bu kaliteli mi?”
Sıcak tabak olarak menemen veya patatesli yumurta da dahil — bunlar da sınırsız, bittikçe isteyebilirsiniz.
Bu Kahvaltı Kimin İçin?
Yeni tatlar keşfetmekten mutluluk duyuyorsanız, bir sofranın sadece yemekten ibaret olmadığını düşünüyorsanız, Anadolu’nun dört bir yanından gelen hikayeleri bir arada tatmak istiyorsanız — sizi Limon Kahvaltı’da ağırlamaktan büyük mutluluk duyarız.
Galata’da Kahvaltı İçin Neden Limon Kahvaltı?
Çünkü Kasım 2024’te kapılarını açan bu mekan, Anadolu’nun dört bir yanından getirilen hikayeleri Galata’da buluşturuyor. Çünkü menümüzü sektörün kurallarına değil, lezzete ve özgünlüğe olan inanca göre tasarladık. Çünkü bez sucuğumuz Osmanlı döneminden kalma bir yöntemle yapılıyor, peynirlerimizin arkasında 100 yıllık bir aile hikayesi var.
Sizi bekliyoruz. 🍋
Sıkça Sorulan Sorular
Limon Kahvaltı Galata’da fiyat ne kadar?
Kişi başı 1.050 TL’dir. Kahvaltımız sınırsızdır — masaya gelen tüm ürünlerden bittikçe isteyebilirsiniz. Ek ücret yoktur. Fiyatlar değişiklik gösterebilir, güncel bilgi için lütfen bizimle iletişime geçin.
Limon Kahvaltı Galata nerede?
Müeyyetzade Mahallesi, Tatar Beyi Sokak No:19, Beyoğlu/İstanbul adresinde, Galata Kulesi’nin yürüme mesafesindeyiz. Şişhane veya Karaköy metro istasyonlarından kolaylıkla ulaşabilirsiniz.
Rezervasyon gerekiyor mu?
Rezervasyon sistemimiz bulunmamaktadır. Bilgi almak için WhatsApp veya telefon üzerinden +90 538 288 0351 numarasına ulaşabilirsiniz.
Çalışma saatleri nedir?
Her gün 07:30 – 16:00 saatleri arasında hizmet veriyoruz.
Limontella nedir?
Limontella, Limon Kahvaltı Galata’ya özgü, başka hiçbir yerde bulunmayan imza ürünümüzdür. Limon kremasını andıran, misafirlerimizin “lunapark tadı” dediği eşsiz bir tat. Kaymak ve taze nane ile servis edilir.
Çocuklar için uygun mu?
Evet, çocuklu aileleri ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Sınırsız servis sistemi sayesinde çocuklar istedikleri ürünü istedikleri kadar alabilir. 10 yaşına kadar olan çocuklar ücretsizdir.
Ulaşım ve İletişim
Adres: Müeyyetzade, Tatar Beyi Sk. No:19, Beyoğlu/İstanbul
Telefon & WhatsApp: +90 538 288 0351
Instagram: @limonkahvalti
Çalışma Saatleri: Her gün 07:30 – 16:00
Metro: Şişhane veya Karaköy istasyonlarından yürüme mesafesinde.
Tramvay: Karaköy durağından yaklaşık 8 dakika yürüyüş.